SİRKÜLER

NO        : 2018 / 17                                                                                                                                                                                    25.04.2018

 

KONU: 7104 Sayılı Kanunla Zayi Olan Mallarda Kdv İndirimi Hakkı Getirilmiştir;

Bilindiği üzere, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29’uncu madde hükmü uyarınca mükelleflere, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesapladıkları katma değer vergisinden, kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklendikleri katma değer vergisini indirebilme hakkı tanınırken, yine aynı Kanunun 30’uncu madde hükmü uyarınca, mükelleflerin bazı mal ve hizmet alışları nedeniyle yüklendikleri KDV’nin indirim konusu yapılması uygun görülmemiştir. İlgili madde gereğince;

  1. Vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisi,
  2. Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisi,
  3. Deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilân ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisi,
  4. Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisi,

İndirim konusu yapılamamaktadır.

Kanunun 30 ncu maddesinin (c) bendinde yer alan zayi olan mallara ait KDV’nin indirim konusu yapılamamasın nedeni 1 Seri No’lu KDV Genel Tebliğinde “Katma değer vergisi sisteminde alış vesikalarında gösterilen verginin indirilmesi, bu malların satışı sırasında mala eklenen değerin vergilendirileceği düşüncesine dayanır. Ancak, zayi olan mallar için satış ve dolayısıyla yaratılan bir değer olmayacağından, bu mallara ilişkin alış vesikalarında gösterilen verginin indirilmesi, zayi olan mallar üzerindeki vergi yükünü tamamen ortadan kaldıracaktır. Dolayısıyla, Kanunun 30/c maddesi uyarınca, zayi olan malların alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisi mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyecektir.” olarak açıklanmıştır.

Bu Tebliğ ile anlatılmak istenen şey aslında malı zayi olan mükellefin bu mal açısından nihai tüketici niteliği kazandığı ve dolayısıyla nasıl ki nihai tüketicilerin satın aldıkları mallar için ödedikleri KDV’yi indirmeleri mümkün değilse, zayi olan malların bünyesinde yer alan KDV’nin de indirilmek suretiyle tüketilmesinin mümkün olmadığıdır. Çünkü bu mükellefler, zayi olan mal için alış sırasında ödemiş olduğu KDV’yi üzerinden indirerek giderebileceği bir satış işlemi gerçekleştiremeyeceklerdir.

Yine, 7104 Sayılı Kanunla yapılan yeni düzenlemeden önce 113 seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (E) bölümünde, kullanım süresi geçen veya kullanılamayacak hale gelen malların zayi olan mal olarak değerleneceği hüküm altına alınmış olup, bu durum hem işletmenin stoklarında bulunan emtialar hem de yine işletmede bulunan amortismana tabi iktisadi kıymetler için geçerliydi.

Konuya ilişkin olarak ayrıca 57 No.lu KDV Sirkülerinde zayi olan mallara ait daha önce indirilen KDV’nin düzeltileceği belirtildikten sonra, indirimi düzeltilecek olaylar ve işlemler hakkında bazı örnekler verilmişti. Söz konusu sirkülerde,

“5.1. Malların Zayi Olması Sonucu Meydana Gelen Kayıplar

113 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (E) bölümünde, kullanım süresi geçen veya kullanılamayacak hale gelen malların zayi olan mal olarak değerlendirileceği; KDV Kanununun 30/c maddesine göre mükelleflerce bu malların iktisabında yüklenilen KDV nin indirim konusu yapılmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir.

Bu çerçevede;

– İmalatta kullanılmak için alınan ancak imalata girmeden eskime, bozulma, çürüme, çatlama vb. nedenlerle kullanılamaz hale gelen ve bu nedenle imalatta veya ambalajlamada kullanılabilme vasfını yitiren hammadde ve malzeme ile ambalaj maddeleri,

– Son kullanma tarihinin geçmesi, çeşitli kimyasallar içerdiğinin tespit edilmesi gibi nedenlerle kanunen tekrar satılması mümkün olmayan ve imha edilen bisküvi, çikolata, konserve gibi gıda ürünleri,

– Sağlık Bakanlığınca kullanımının yasaklanması nedeniyle imha edilen ilaçlar ile kullanım süresi içinde formül hatası bulunan, miadının dolması veya hasar görmesi nedeniyle kullanılamaz hale gelmiş, üretimden kalkmış, insan sağlığını tehdit eden ilaçlar,

– Hatalı dikim, renk farklılığı, leke ve benzeri nedenlerle ya da şirket politikası gereği satışı mümkün olmadığından imha edilen mallar,

– Kullanım ömrünü tamamladığı için imha edilen araç lastikleri,

için yüklenilen KDV indirim konusu yapılamayacaktır.” Hükmü yer almaktaydı.

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere daha önceki düzenlemelerde Deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilân ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, bunlar dışında zayi olan mallara ait katma değer vergisinin indirimine müsaade edilmemekteydi. Ancak 7104 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 9. Maddesinin (b) bendinde yer alan düzenlemeyle ile KDV Kanunun 30 ncu maddesinin (c) bendine parantez içi hüküm eklenerek amortismana tabi iktisadi kıymetlerin zayi olması hallerinde KDV indirimine olanak sağlanmıştır. Yani, işletmenin stoklarında yer alan mallar için eski hükümler halen geçerliliğini korurken, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin faydalı ömürlerini kısmen ya da tamamen tamamlayıp tamamlamadıklarına göre indirim mekanizmasından yararlanmalarına olanak sağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin faydalı ömrünü tamamlayarak ya da tamamlamadan zayi olması durumunda indirim mekanizmasından yararlanma durumları farklılık arz etmektedir. Buna göre;

       1- Vergi Usul Kanununun 315 inci maddesine göre Maliye Bakanlığınca belirlenen faydalı ömürlerini tamamladıktan sonra zayi olan veya istisna kapsamında teslim edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlere ilişkin yüklenilen katma değer vergisinin TAMAMI,

       2- Faydalı ömrünü tamamlamadan zayi olan veya istisna kapsamında teslim edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlere ilişkin yüklenilen katma değer vergisinin ise KULLANILAN SÜREYE İSABET EDEN KISMI,

İndirim konusu yapılabilecektir.

Örneğin; şirket aktifine kayıtlı ve faydalı ömrü 10 yıl olan 1.000.000.- TL değerindeki bir iş makinası faydalı ömrünü tamamladıktan sonra zayi olduysa bu iş makinası için yüklenilen 180.000.- TL KDV’nin tamamının indirim konusu yapılması mümkün olacaktır. Ancak bu iş makinası faydalı ömrünü tamamlamadan örneğin 5 nci yılın sonunda zayi olduysa o zaman indirim konusu yapılacak tutar kullanılan süreye isabet eden tutarla sınırlı olacak ve 90.000.- TL KDV indirim konusu yapılabilecektir.

7104 Sayılı Kanunla getirilen bu düzenlemeyle yıllardır süre gelen ve birçok ihtilafa konu olan bir husus çözüme kavuşturulmuştur. Daha önce KDV Kanununun 30/c maddesinin uygulamasında, işletmede yer alan ve zayi olan ya da kısmi istisna kapsamında elden çıkarılan mallara ilişkin olarak indirim konusu yapılan KDV’lerin indirim hesaplarından çıkarılarak beyanların düzeltilmesi istenilmekteydi.  Ancak, yapılan bu yeni düzenleme ile, zayi olan veya kısmi istisna kapsamında teslim edilen amortismana tabi sabit kıymetler nedeniyle yüklenilen verginin indiriminin düzeltilip düzeltilmeyeceğine ilişkin konuya açıklık getirilmiş ve açıkça bu hükmün sadece amortismana tabi iktisadi kıymetlerin zayi olması halinde geçerli olacağı hükme bağlanmıştır.

Böylece 1 No’lu KDV Tebliğinde yer alan ve Katma değer vergisi sisteminde alış vesikalarında gösterilen verginin indirimini bu malların satışı sırasında mala eklenen değerin vergilendirileceği düşüncesine bağlayan, ancak bir malın zayi olması durumunda ise satış ve dolayısıyla yaratılan bir değer olmayacağından, nihai tüketime dönüşeceği düşüncesiyle bu mallara ilişkin alış vesikalarında gösterilen verginin indirilmesi halinde, zayi olan mallar üzerindeki vergi yükünü tamamen ortadan kaldıracağı şeklinde bir düşünceyle mükelleflere yük getiren bir konu çözüme kavuşturulmuş ve mükellef lehine olumlu bir düzenleme yapılmıştır.

Yapılan bu düzenleme, 06.04.2018 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

Saygılarımızla.

 

                                                                                                                                                                             BOYLAM DENETİM                                                                                                                                                                                                                     DANIŞMANLIK YMM. A.Ş.

 

 

(*)Sirkülerlerimizde yer alan açıklamalar bilgilendirme amaçlı olup, tereddütlü konularla ilgili gerekli araştırmalar yapılmadan ya da tarafımızdan veya başka bir uzmandan görüş alınmadan yapılacak işlemler sonucunda doğacak zararlardan müşavirliğimiz sorumlu olmayacaktır.

 

Sosyal Medyada Biz!

İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ

Ankara Ofis (Merkez):  Mustafa Kemal Mah. Dumlupınar Bulvarı          No: 274/7 B-Blok Kat:16 No:190 
Mahall Ankara Çankaya / ANKARA
Tel   : +90 (312) 284 76 76-77
İstanbul Ofis: Acıbadem Caddesi
No: 190/16 Üsküdar / İSTANBUL
Tel   : +90 (216) 428 88 89

E-Bültene Üye Olun!

LOKASYONUMUZ