SİRKÜLER

NO        : 2018 / 61                                                                                                                                                                                                08.10.2018

 

KONU: Yabancı Para Cinsinden Yapılan Sözleşmelerin Türk Lirasına Dönüştürülmesine İlişkin Esasları Düzenleyen Tebliğ.

Bilindiği üzere 13 Eylül 2018 Tarihli ve 30534 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 85)” ‘la Türkiye’de yerleşik kişilerin, kendi aralarında düzenledikleri bazı sözleşmelerde, sözleşme bedelinin Türk Lirası olarak belirlenmesini zorunlu kılmış ve bu karara ilişkin yapılan açıklamalara 13.09.2018 tarih ve 2018/57 sayılı sirkülerimizde yer verilmişti.

Bu defa, Hazine ve Maliye Bakanlığının Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Karara İlişkin Tebliğ’de değişiklik yapılmasını içeren tebliğ, 6 Ekim 2018 Tarih ve 30557 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve daha önce yayımlanan Tebliğin döviz cinsinden ve dövize endeksli sözleşmeleri içeren Geçici 8’inci maddesinde değişikliğe gidilerek, Türk Lirası olarak yapılması zorunlu sözleşmeler ve istisna kapsamındaki sözleşmeler yeniden düzenlenmiştir.

Tebliğin Kapsamı Yönünden:

Tebliğ açıklamaları yönünden dikkatlerden kaçırılmaması gereken birkaç hususa bu bölümde yer verilecektir,

Her şeyden önce, Tebliğ’in sadece tüm tarafları Türkiye’de “yerleşik” gerçek veya tüzel kişiler (ikametgahı veya merkezi veya resmi kayıtlı şubesi Türkiye’de bulunan kurum ve kuruluşlar) için geçerli olduğu bilinmelidir.

Diğer yandan, Tebliğ sadece döviz cinsinden veya dövize endeksli sözleşmeler ve kıymetli evrak (bkz. Madde 18) yönünden açıklamalar içermekte olup, mal ve hizmetlerin etiket veya liste fiyatlarının döviz veya dövize endeksli olması gibi uygulamalara ilişkin engelleyici veya cezai nitelikte bir açıklama içermemektedir. Benzer şekilde, hiçbir yazılı sözleşmeye dayanmaksızın döviz veya dövize endeksli bedeller içeren fatura veya benzeri yasal belgeler için de Tebliğ’in engelleyici veya cezai nitelikte bir açıklaması yoktur. Bu durumda, yazılı bir sözleşmeye dayanmaksızın ve döviz veya dövize endeksli fiyat listeleri veya fatura düzenlenmesinin önünde herhangi bir yasal engel olmadığı kanaatine varılmakla birlikte, Tebliğ’in yürürlüğünden sorumlu Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın konuyla ilgili ve Ticaret Bakanlığı’nın fiyat etiketleri ile ilgili açıklamalarının takip edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

Benzer şekilde, daha çok inşaat sektöründe görülen ve özellikle yurtdışından ithal olan veya yurtdışı borsalarda fiyatları belirlenen varlıkların satın alımı sonrasında oluşan kur farkı veya kur değerlemeleri için uygulanan fiyat farkı ve benzeri uygulamalara yönelik olarak da Tebliğ’in engelleyici bir yönünün bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda, özellikle yurtdışından ithal varlıklar gibi döviz cinsinden satın alınması zorunlu olan varlıklar ile bunların nakliyesi veya montajı gibi hizmetlerin birlikte olduğu sözleşmeler yönünden, kur artışını dengeleyecek bir TL cinsinden fiyat farkı stratejisi belirlemenin mümkün olduğu değerlendirilmektedir.

Döviz Cinsinden ve Dövize Endeksli Olarak Kararlaştırılamayacak Sözleşmeler:

Söz konusu Tebliğ’le düzenlenen Geçici 8 inci maddeye göre, Türkiye’de yerleşik kişiler aşağıda yazılı hallerde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramayacaklardır.

1) Türkiye’de yerleşik kişiler; kendi aralarında akdedecekleri, konusu serbest bölgeler dâhil yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramayacaklardır.

2) Türkiye’de yerleşik kişiler; kendi aralarında akdedecekleri, konusu serbest bölgeler dâhil yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul kiralama sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramayacaklardır.

3) Türkiye’de yerleşik kişiler; yurt dışında ifa edilecekler dışında kalan, kendi aralarında akdedecekleri, iş sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramayacaklardır. Bu madde hükmü uyarınca sözleşme Türkiye’de imzalanmış olsa dahi hükümlerinden yurt dışında yararlanılacak ise bu madde kapsamına girmeyecektir. Bir başka ifadeyle, Türkiye’de yerleşik ancak yurtdışında çalıştırılacak işçiler örneğinde olduğu gibi, doğrudan yurtdışı işlerde çalıştırılmak üzere ilgili ülkelerdeki işyerlerindeki istihdamı ilgilendiren sözleşmeler döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak düzenlenebileceklerdir.

4) Türkiye’de yerleşik kişiler; kendi aralarında akdedecekleri, danışmanlık, aracılık ve taşımacılık dâhil hizmet sözleşmelerinde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramayacaklardır.

Ancak aşağıda belirtilen hallerde sözleşmelerin döviz veya dövize endeksli olarak düzenlenmesinde sakınca bulunmamaktadır.

  • Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişilerin taraf oldukları hizmet sözleşmeleri,
  • İhracat, transit ticaret, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler kapsamında yapılan hizmet sözleşmeleri,
  • Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışında gerçekleştirecekleri faaliyetler kapsamında yapılan hizmet sözleşmeleri,
  • Türkiye’de yerleşik kişilerin, kendi aralarında akdedecekleri, Türkiye’de başlayıp yurt dışında sonlanan ve yurt dışında başlayıp Türkiye’de sonlanan elektronik haberleşme ile ilgili hizmet sözleşmeleri.

5) Türkiye’de yerleşik kişiler; kendi aralarında akdedecekleri, gemilerin inşası, tamiri ve bakımı dışında kalan eser sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramayacaklardır.

Döviz Cinsinden ve Dövize Endeksli Olarak Kararlaştırılabilecek Sözleşmeler:

Yeniden düzenlenen Geçici 8 inci maddeye göre Türkiye’de yerleşik kişiler aşağıda yazılı hallerde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırabileceklerdir.

1) Türkiye’de yerleşik kişilerin; kendi aralarında akdedecekleri, iş makineleri dâhil taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkün olacaktır.

Görüldüğü üzere, bu madde hükmü uyarınca menkul satış sözleşmelerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılmasına bir sınır getirilmemiştir. Bu nedenle menkul satış sözleşmelerinde ödeme yöntemi taraflar arasında serbestçe tayin edilebilecektir. Türk Dil Kurumu’n göre “menkul” kavramı, bir yerden bir yere taşınabilen mal olarak tanımlanmaktadır. Bu haliyle, iş makineleri ile taşıtlar dışında kalan, makine, teçhizat ve demirbaşlar ile ticari mal veya mamul niteliğindeki varlıklar için döviz cinsinden veya dövize endeksli sözleşmelerin yapılması mümkün bırakılmıştır. Ancak bu varlıkların taşınması veya montajı gibi hizmetlerin “menkul satış sözleşmesi” kapsamında bir işlem sayılması mümkün görülemeyeceğinden, hem menkul mal hem de bu mala ilişkin hizmet sözleşmelerinin bir arada olduğu hallere bunların sözleşme bazında ayrıştırılması veya aynı sözleşme kapsamında yer alsalar dahi, bu nevideki hizmetlerin bedellerinin TL cinsinden belirlenmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

2) Türkiye’de yerleşik kişilerin; kendi aralarında akdedecekleri, iş makineleri dâhil taşıt kiralama sözleşmeleri dışında kalan, menkul kiralama sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkün olacaktır.

Önceki maddede menkul malların satışına yönelik düzenleme yapılmıştır. Bu maddede ise menkul malların kiralanmasına yönelik düzenleme yapılmıştır. Yapılan bu düzenleme ile menkul malların kira bedellerinin ödeme yöntemini taraflar arasında serbestçe belirlenebilecektir. Önceki madde için yapmış olduğumuz açıklamalar bu madde içinde geçerli kabul edilmelidir.

3) Türkiye’de yerleşik kişilerin; kendi aralarında akdedecekleri, bilişim teknolojileri kapsamında yurt dışında üretilen yazılımlara ilişkin satış sözleşmeleri ile donanım ve yazılımlara ilişkin lisans ve hizmet sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkün olacaktır. Maddenin kaleme alınış şeklinden, Türkiye’de üretilen yazılımlara ilişkin satış sözleşmelerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olmasının mümkün olmayacağı açık olmakla birlikte, Türkiye’de üretilmiş donanım ve yazılımlara ilişkin lisans ve hizmet sözleşmelerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olup olmayacağı hususu belirsizdir. Müşavirliğimizin görüşü, bu nitelikteki sözleşmelerin de döviz cinsinden düzenlenebileceği yönündedir. Bununla birlikte, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın konuyla ilgili görüşlerinin takip edilmesi gerekecektir.

 4) Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda tanımlanan gemilere ilişkin finansal kiralama  (leasing) sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkün olacaktır.

 5) Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 17 (Yurt dışından temin edilen krediler)
 ve 17/A (Yurt içinden temin edilen krediler) maddeleri kapsamında yapılacak finansal kiralama (leasing) sözleşmelerine ilişkin bedellerin döviz cinsinden kararlaştırmaları mümkün olacaktır.

6) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan Türkiye’de yerleşik kişilerin taraf olduğu iş sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkün olacaktır.

7) Kamu kurum ve kuruluşları ile Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinin taraf olduğu gayrimenkul satış ve gayrimenkul kiralama dışında kalan sözleşmelerde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkün olacaktır. Bu itibarla, gayrimenkul satış ve gayrimenkul kiralama konusu dışında, Özelleştirme İdaresi’nce yapılmış ihalelere ilişkin sözleşmeler ile kamu kurum veya kuruluşlarınca yapılmış ihalelere ilişkin sözleşmeler döviz cinsinden veya dövize endeksli olabilecek ve olmaya devam edebilecektir.

8) Kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu döviz cinsinden veya dövize endeksli ihaleler, sözleşmeler ve milletlerarası andlaşmaların ifası kapsamında olmak kaydıyla; yüklenicilerin üçüncü taraflarla akdedeceği gayrimenkul satış, gayrimenkul kiralama ve iş sözleşmeleri dışında kalan sözleşmelerde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkün olacaktır.

Bu madde kapsamında döviz cinsinden veya dövize endeksli ihaleler, sözleşmeler ve milletlerarası antlaşmaların ifası kapsamında olmak kaydıyla; yüklenicilerin üçüncü taraflarla yapacağı gayrimenkul satış, gayrimenkul kiralama ve iş sözleşmeleri (4857 sayılı İş Kanunu’na göre bir çalışan ve bir işveren arasında kurulan iş ilişkisine dayalı, işçinin iş görmeyi, işverenin de bu işe karşılık ücret ödemeyi taahhüt ettiğini gösteren sözleşmeler.) dışında kalan sözleşmelerde sözleşme bedelinin ve sözleşmeden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin ödeme yöntemi taraflarca serbestçe kararlaştırılabilecektir. Bu durumda, örneğin Milli Savunma Bakanlığı’nın ihtiyaçlarının temini için Savunma Sanayi Başkanlığının açmış olduğu döviz cinsinden veya dövize endeksli bir ihaleyi kazanan yatırımcının piyasadan satın aldığı mal ve hizmetlere ilişkin sözleşmeler de döviz cinsinden veya dövize endeksli olabilecektir. Ancak bu hak sadece böylesi bir ihalenin muhatabı olan asıl yükleniciye tanınmış olup, alt yüklenicilerin kendi aralarındaki alım-satım işleri yönünden bu madde geçerli olamayacaktır.

9) Hazine ve Maliye Bakanlığının gerçekleştirdiği işlemlerle ilgili olarak bankaların taraf olduğu sözleşmelerde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkün olacaktır. Bu madde sadece bankaların taraf olduğu ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirdiği işlemlerle sınırlı olup, Bankaların özel sektör gerçek ve tüzel kişileriyle yaptığı sözleşmelerde herhangi bir istisnaya yer verilmemiştir.

10) Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Sermaye Piyasası Kanunu ile bu Kanuna dayalı olarak yapılan düzenlemeler çerçevesinde sermaye piyasası araçlarının (yabancı sermaye piyasası araçları ve depo sertifikaları ile yabancı yatırım fonu payları da dâhil olmak üzere) döviz cinsinden oluşturulması, ihracı, alım satımı ve yapılan işlemlere ilişkin yükümlülüklerin döviz cinsinden kararlaştırmaları mümkün olacaktır.

11) Dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirketler ile serbest bölgedeki faaliyetleri kapsamında serbest bölgelerdeki şirketlerin  taraf olduğu iş ve hizmet sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkün olacaktır.

12) Türkiye’de yerleşik yolcu, yük veya posta taşıma faaliyetinde bulunan ticari havayolu işletmeleri; hava taşıma araçlarına, motorlarına ve bunların aksam ve parçalarına yönelik teknik bakım hizmeti veren şirketler; sivil havacılık mevzuatı kapsamında havalimanlarında yer hizmetleri yapmak üzere çalışma ruhsatı alan veya yetkilendirilen kamu ya da özel hukuk tüzel kişiliği statüsündeki kuruluşlar ile söz konusu kuruluşların kurdukları işletme ve şirketler ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayelerinde en az %50 hisse oranına sahip olduğu ortaklıkların Türkiye’de yerleşik kişilerle döviz cinsinden veya dövize endeksli bedeller içeren gayrimenkul satış, gayrimenkul kiralama ve iş sözleşmeleri haricindeki sözleşmeleri akdetmeleri mümkün olacaktır.

Söz konusu Tebliğde yer alan 8 inci madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayan sözleşmeler kapsamında düzenlenecek kıymetli evraklarda yer alan bedellerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı düzenlemesine yer verilmiştir.

Yine Tebliğ’e göre Uluslararası piyasalarda fiyatı döviz cinsinden belirlenen kıymetli madenlere ve/veya emtiaya endekslenen ve/veya dolaylı olarak dövize endekslenen sözleşmeler, dövize endeksli sözleşme olarak değerlendirilecektir.

Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışındaki; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, işlettiği veya yönettiği fonlar, yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirketler ile doğrudan ya da dolaylı olarak sahipliklerinde bulunan şirketler Türkiye’de yerleşik olarak değerlendirilecektir.

Bu madde uyarınca akdedilecek sözleşmelerde istisna kapsamına alınan, tebliğ değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış bulunan sözleşmeler de anılan geçici madde hükmünden istisna sayılacaktır. Geçici 8 inci maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilmiş bulunan iş makineleri dâhil taşıt kiralama sözleşmeleri de anılan geçici madde hükmünden istisna olacaktır. Yani bu sözleşmelerin Türk parasına çevrilme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Yine, bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedellerin Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenmesi zorunludur.

Sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedeller Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenirken mutabakata varılamazsa; akdedilen sözleşmelerde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller, söz konusu bedellerin 2/1/2018 tarihinde belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru kullanılarak hesaplanan Türk parası cinsinden karşılığının 2/1/2018 tarihinden bedellerin yeniden belirlendiği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması suretiyle belirlenecektir.

Yukarıda yer alan hüküm uyarınca tarafların daha önceden akdetmiş oldukları döviz veya dövize endeksli sözleşmeleri Türk parasına dönüştürürken aralarında serbestçe belirleyecekleri kuru kullanabilmeleri esastır. Ancak, taraflar böyle bir kur üzerinde anlaşamaz ise, 2/1/2018 tarihindeki gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru dönüşüm esnasında esas alınacaktır. Amerikan Doları için bu kur 3,7776 TL, EURO için ise 4,5525 TL’dir. Ayrıca 2/1/2018 tarihindeki 3,7776 dolar kuru veya yerine göre diğer yabancı para kuru esas alınarak yeniden belirlenen sözleşme tutarına yeni belirlemenin yapıldığı tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği (TÜFE) tüketici fiyat endeksi aylık değişim oranları uygulanmak suretiyle yeni sözleşme tutarı belirlenecektir.

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilen konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller yukarıda yapılan açıklamalara göre iki yıllık süre için Türk parası olarak belirlenecektir.

Türk parası olarak belirlemenin yapıldığı kira yılının sonundan itibaren bir yıl geçerli olmak üzere; anılan paragraf uyarınca Türk parası olarak belirlenen kira bedeli, taraflarca belirlenirken mutabakata varılamazsa, belirleme tarihinden belirlemenin yapıldığı kira yılının sonuna kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması yoluyla belirlenecektir.

 Bir sonraki kira yılı Türk parası cinsinden kira bedeli ise, taraflarca belirlenirken mutabakata varılamazsa, önceki kira yılında geçerli olan kira bedelinin Türkiye İstatistik Kurumunun belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması yoluyla belirlenir ve belirlenen Türk parası cinsinden kira bedeli bu fıkrada belirtilen iki yıllık sürenin sonuna kadar geçerli olacaktır.

Ancak Tebliğ’de yer alan bu fıkra hükmü, bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde tahsili yapılmış veya gecikmiş alacaklar için uygulanmayacaktır.

Tebliğ’in 8 inci maddesinde istisna tanınan tarafların mutabakatıyla yeni yapılacak sözleşmelerin Türk parası cinsinden yapılmasını veya mevcut döviz cinsinden veya dövize endeksli sözleşmelerde yer alan bedellerin Türk parası olarak yeniden kararlaştırılmasını talep etmesi durumunda sözleşmelerde yer alan bedeller Türk parası cinsinden kararlaştırılacaktır.

Yenilenecek Sözleşmelerin Damga Vergisi:

Daha önceden döviz cinsinden düzenlenerek damga vergisi ödenmiş bulunan bir sözleşmenin Karara göre TL’ye çevrilerek yenilenmesinde damga vergisi hususu bir risk olarak karşımıza çıkacaktır.

Bilindiği üzere Damga Vergisi kâğıt üzerinden alınan bir vergidir. Sözleşmelerin TL’ye çevrilmesi kararı üzerine eğer eski sözleşme iptal edilip yeni sözleşme yapılırsa kâğıdın tabi olduğu damga vergisi oranına göre tekrar damga vergisi hesaplanıp ödenmesi gerekecektir. Dolayısıyla bu durum tarafların aleyhine olacağından bu yol (eski sözleşmelerin bir bütün olarak iptal edilmesi) tercih edilmemelidir. Ancak tarafların ek protokoller ya da zeyilnameler aracılığıyla sözleşme bedellerini belirlemeleri durumunda hemen hemen hiçbir risk kalmayacaktır, Zira, Damga Vergisi Kanunu'nun 14. maddesinde “Belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktar aynı nispette vergiye tabidir. (6728 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle eklenen cümle; Yürürlük 09.08.2016) Birinci fıkraya göre azami tutardan vergi alınan mukavelenamelerin, diğer hükümlerinde değişiklik olmaksızın sadece bedelinin artması durumunda, artan bedele ilişkin bu hüküm uygulanmaz. Bunların devri halinde aslından alınan verginin dörtte biri alınır.” hükmü yer almaktadır. “Damga vergisinin sadece artan bedel üzerinden ödeneceği” yönündeki kanun hükmünden hareketle, döviz üzerinden veya dövize endeksli olarak yapılan bir sözleşmede TL’ye geçilmek zorunda olunması bedel artışı işlemi sayılamayacak ve Tebliğ kapsamında zorunluluk olan bu işlemler için damga vergisi söz konusu olmayacaktır.

Cezai Müeyyide:

Yukarıda yer alan hükümlere uyulmaması halinde, 1567 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un 3’üncü maddesine göre ceza uygulanacaktır. Bir başka ifadeyle, Kanun hükümlerine göre yapılmış olan genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişiler, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılacaklardır. Bu fiilin tekerrürü halinde ise verilecek cezalar iki kat olarak uygulanacak olup, bu madde hükmüne göre idarî para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

Saygılarımızla;

                                                                            BOYLAM DENETİM DANIŞMANLIK

                                                                           VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

 

 

(*)Sirkülerlerimizde yer alan açıklamalar bilgilendirme amaçlı olup, tereddütlü konularla ilgili gerekli araştırmalar yapılmadan ya da tarafımızdan veya başka bir uzmandan görüş alınmadan yapılacak işlemler sonucunda doğacak zararlardan müşavirliğimiz sorumlu olmayacaktır.

Sosyal Medyada Biz!

İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ

Ankara Ofis (Merkez):  Mustafa Kemal Mah. Dumlupınar Bulvarı          No: 274/7 B-Blok Kat:16 No:190 
Mahall Ankara Çankaya / ANKARA
Tel   : +90 (312) 284 76 76-77
İstanbul Ofis: Acıbadem Caddesi
No: 190/16 Üsküdar / İSTANBUL
Tel   : +90 (216) 428 88 89

E-Bültene Üye Olun!

LOKASYONUMUZ