SİRKÜLER

NO        : 2019 / 60                                                                                                                                                                             08.08.2019

 

KONU: Defter ve Belgelerini İncelemeye İbraz Etmeyenlere İlişkin Olarak Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı Almıştır.

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu tarafından verilen 8 Şubat 2019 tarihli ve E.2013/3, K.2019/1 sayılı Karar, 25 Temmuz 2019 tarihli ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve bu yayımlanan Karar’la, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, uzun yıllardır Maliye ile vergi mükellefleri arasında ihtilaflı hale gelen bir konuyu çözüme kavuşturmuştur. 

Söz konusu Karar mükelleflerin mücbir sebep nedeniyle veya mevcut bir mücbir sebep hali olmadan defter ve belgelerini inceleme elemanlarına ibraz etmemeleri nedeniyle inceleme elemanınca reddedilen KDV indirimlerinin, defter ve belgelerin daha sonra dava ya da temyiz aşamasında yargı organlarına ibraz edilmesi halinde kabul edilip edilmeyeceği ile ilgili bulunmaktadır.

Bilindiği üzere Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29 ncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, aynı Kanun’un 34 ncü maddesinin birinci bendinde de, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar yasal defterlere kaydedilmek koşuluyla indirilebileceği kurala bağlanmıştır.

Bu düzenlemeler nedeniyle emtia veya hizmet alışını temsil eden fatura veya yerine geçen belgenin yasal defterlere usulüne uygun olarak kaydedilmesi ve bu belgelerde katma değer vergisinin ayrıca gösterilmesi, katma değer vergisi indirimi yapılabilmesinin ön koşullarıdır.

Vergi idaresinin kendi dışında oluşan vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetini ortaya çıkarabilmesi için, Vergi Usul Kanunu’nun 253 ncü maddesinde mükelleflere defter ve belgeleri 5 yıl süre ile muhafaza etme, 256 ncı maddesinde ise muhafaza etmek zorunda oldukları defter ve belgeleri muhafaza süresi içinde yetkili makam ve memurların istemeleri üzerine ibraz zorunluluğu getirilmiştir. Aynı Kanun’un 134 ve devamındaki maddelerde de, vergi idaresine mükellefler ve mükelleflerle hukuki ilişkide bulunan kişi ve kuruluşlar nezdinde vergi incelemesi yapma yetkisi tanınmıştır. Öte yandan, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun  30 ncu maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü bendinde, bu Kanunu’na göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olması veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara, herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi hali re’sen tarh sebepleri arasında sayılmıştır.

Defter ve belgelerini kanunen ve hukuken kabul edilebilir mücbir sebep olmaksızın veya mevcut bir mücbir sebep dolayısıyla incelemeye ibraz etmemeleri nedeniyle inceleme elemanlarınca KDV indirimleri reddedilmek suretiyle haklarında cezalı KDV tarhiyatları yapılan mükelleflerin, vergi incelemesine ibraz edilmeyen yasal defter ve belgeleri dava veya temyiz aşamasında yargı organlarına ibraz etmeleri halinde, KDV indirimlerinin kabul edilip edilmeyeceği konusunda Danıştay Vergi Dava Daireleri ile Vergi Dava Daireleri Kurulu bugüne kadar birbirine çok zıt kararlar vermiştir.  Bu defa Danıştay Başkanı tarafından, Danıştay Vergi Dava Daireleri ile Vergi Dava Daireleri Kurulu’nca verilen kararlar arasındaki içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesinin istenmesi üzerine 8 Şubat 2019 tarihli ve E.2013/3, K.2019/1 sayılı İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı alınmıştır. Böylece Daireler ve Kurul kararları arasında aynı hukuk kuralının farklı biçimde yorumlanmasından kaynaklanan aykırılık, içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmiş olup, söz konusu karara Danıştay Daire ve Kurulları ile İdari - Vergi Mahkemeleri ve İdare’nin uymak zorunluluğu vardır.

İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı’nda kesin olarak içtihada bağlanan mücbir sebep nedeniyle veya mevcut bir mücbir sebep hali olmadan defter ve belgelerini inceleme elemanlarına ibraz etmemeleri nedeniyle inceleme elemanınca reddedilen KDV indirimlerinin, defter ve belgelerin daha sonra dava ya da temyiz aşamasında yargı organlarına ibraz edilmesi halinde kabul edilip edilmeyeceği ile ilgili Karara aşağıda kısaca yer verilmiştir.

 MÜCBİR SEBEBİN VARLIĞI NEDENİYLE DEFTER VE BELGELERİN İNCELEMEYE İBRAZ EDİLEMEMESİ HALİNDE:

Mücbir sebebin varlığı nedeniyle defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilememesi durumuyla ilgili olarak alınan Karar’da özetle;

“…….Beyan esasına dayalı olan Türk vergi sisteminde, idarece aksi ortaya konulmadığı müddetçe, mükellefler beyanlarının doğruluğu karinesinden yararlanırlar. Bu ilkeden hareketle, beyanları üzerinden yasal haklardan yararlanan mükelleflerin defter ve belgeleri, zamanaşımı süresi içinde vergi idaresinin incelemeye yetkili elemanları tarafından her zaman incelenebilir. Böyle bir inceleme için defter ve belgelerin, mükelleften istenildiğinde incelemeye yetkili olanlara ibrazı zorunludur. Defter ve belgelerini haklı bir sebep olmaksızın incelemeye ibraz etmeyen mükellefler, beyanlarının doğruluğu karinesinden yararlanamazlar.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü bendinde, bu Kanun’a göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olması veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara, herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi hali re’sen tarh sebepleri arasında sayılmıştır.

Öte yandan, 213 sayılı Kanun’un 13. maddesinde sayılan mücbir sebep hallerinden herhangi birisinin bulunması, vergi ödevinin yerine getirilmesini engelleyecek sebep olarak kabul edilmiştir. O halde mücbir sebep halinin varlığını ispatlayabilen bir mükellefin vergi ödevini yerine getirmediğinden bahsedilemeyecektir.

Mücbir sebep halinin varlığının ispatı, mutlak bir şekil şartına bağlanmamış olup, ticaret mahkemelerinden alınacak zayi belgesiyle ispat edilebileceği gibi, olayın özelliğine göre ilgili resmi makamlardan alınan ve hukuken itibar edilebilir nitelikteki belgelerle de ispat edilebilir. İspat vasıtalarının niteliği, olayın özelliğine göre, görevli yargı yerlerince değerlendirilecektir.

Buna göre, katma değer vergisi indiriminden yararlanmış bir mükellefin beyanlarının doğru olup olmadığının tespiti amacıyla, defter ve belgelerinin ibrazı istenildiğinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun da tanımlanmış mücbir sebep hallerinden biri sebebiyle defter ve belgeleri zayi olan bir mükellefin, ibraz ödevini yerine getirmesi beklenemez. Böyle bir nedenden dolayı, ibraz ödevini yerine getiremeyen mükellefin katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle adına tarhiyat yapılması ve ceza kesilmesi hukuka uygun düşmeyecektir.

Defterlerle birlikte zayi olan ve katma değer vergisi indirimine esas olan alış belgelerinin, alış yapılan mükelleflerden temin edilerek inceleme elemanına veya mahkemeye ibrazını beklemek de gerçekçi bir yaklaşım olmayacaktır. Zira, alım yapılan mükelleflerin bazen faaliyetini terk etmeleri veya bulunamamaları, bazen de belge asıllarını vermemeleri gibi sebeplerle bu belgeler temin edilememektedir. Dava aşamasında mahkemece, bu belgelerin temin edilmesinin davacıdan istenildiği durumlarda, alım yapılan mükelleflerin defter belge saklama yükümlülük süresi de çoğu zaman dolduğundan, istenilen belgelerin temin edilmesi imkansız hale gelmektedir.” Gerekçelerinden yola çıkarak mücbir sebebin varlığı halinde mükelleflerin ibraz ödevini yerine getirmelerinin beklenemeyeceği ve indirim konusu yapılan vergilerin, alış belgelerinde ayrıca gösterilmiş olmasını ispatlama yükümlülüğünün de bulunmadığı yolundaki Vergi Dava Daireleri Kurulunun 13.12.2017 tarih ve E:2017/428, K:2017/636 sayılı kararı doğrultusunda birleştirilmesine karar verilmiştir.

MÜCBİR SEBEP OLMAKSIZIN DEFTER VE BELGELERİN İNCELEMEYE İBRAZ EDİLMEMESİ HALİNDE:

Mücbir sebep olmaksızın defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilememesi durumuyla ilgili olarak alınan Karar’da özetle;

“Belirtilen hukuksal nedenlerle, mücbir sebep olmaksızın defter ve belgelerini, incelemeye yetkili olan inceleme elemanlarına ibraz etmeyen katma değer vergisi mükellefleri adına yapılan cezalı tarhiyatlara karşı açılan davalarda; davacılar tarafından, vergilendirme dönemine ilişkin yasal defterler ve belgelerin mahkemeye sunulabileceğinin ileri sürülmesi halinde, bu defter ve belgeler davacıdan istenilip, defterlerdeki kayıtlar incelenip, bu kayıt ve belgeler hakkında davanın diğer tarafı olan vergi idaresinin görüşü ve saptamaları da alınarak yapılacak hukuki değerlendirmeye göre karar verilmesi gerektiği” sonucuna ulaşıldığından, bu konuda oluşan içtihat aykırılığının, Vergi Dava Daireleri Kurulunun 13.12.2017 tarih ve E:2017/627, K:2017/623 sayılı kararı doğrultusunda birleştirilmesine karar verilmiştir.

KARAR’A İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELERİMİZ:

Bilindiği üzere bu Karar’a kadar vergi incelemelerinde mükellefin inceleme elemanlarına kanuni defter ve belgelerini Vergi Usul Kanunu 13 ncü maddesinde sayılan mücbir sebep hallerinden birinin varlığı nedeniyle ibraz edememesi durumunda, inceleme elemanlarınca başkaca hiçbir araştırma yapılmaksızın doğrudan KDV indirimleri reddedilmekteydi. Bu da tamamen hukuka uygun faaliyet gösteren, gerçekten mücbir nedeni olan ve bunu belgelerle de tevsik eden mükellefleri zor duruma düşürmekteydi. Ancak alınan bu İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre mücbir sebebin varlığı halinde artık inceleme elemanları doğrudan indirim konusu yapılan KDV’leri reddedemeyecek, daha detaylı araştırma yaparak konuyu değerlendirecek ve bu işlemlerin gerçek olup olmadığına öyle karar verebilecektir.

 Kısacası mücbir sebebi olan mükellefler için bu Karar çok adil olmuş ve mükelleflerin sorgusuz sualsiz indirimlerinin reddi nedeniyle yaşadıkları mağduriyet bir nebze olsun giderilmiştir.

Ancak Karar sonrasında hiçbir mücbir sebebi olmadan defter ve belgelerini inceleme elemanlarına ibraz etmek istemeyen mükelleflerin, defter ve belgelerini vergi mahkemelerine ibraz etmeleri mümkün hale getirilmiştir. Mükellefler, hiç bir gerekçe göstermeden defter ve belgelerini artık inceleme elemanlarına ibraz etmeden, doğrudan mahkemeye ibraz edebileceklerdir. Bu durum Devlet aleyhine suiistimale çok açık bir durum olmakla birlikte, incelemelerde de büyük aksamalara yol açacağı aşikardır. Bu nedenle bir an evvel bu hususun vergi idaresi ve yargı mensuplarınca ya yeniden değerlendirilmesi ya da suiistimali önleyecek bir takım yeni düzenlemeler yapılması gerektiği kanaatindeyiz.

Saygılarımızla;                

 

                                                               BOYLAM DENETİM DANIŞMANLIK

                                                              VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

 

(*)Sirkülerlerimizde yer alan açıklamalar bilgilendirme amaçlı olup, tereddütlü konularla ilgili gerekli araştırmalar yapılmadan ya da tarafımızdan veya başka bir uzmandan görüş alınmadan yapılacak işlemler sonucunda doğacak zararlardan müşavirliğimiz sorumlu olmayacaktır.

 

Sosyal Medyada Biz!

İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ

Ankara Ofis (Merkez):  Mustafa Kemal Mah. Dumlupınar Bulvarı          No: 274/7 B-Blok Kat:16 No:190 
Mahall Ankara Çankaya / ANKARA
Tel   : +90 (312) 284 76 76-77
İstanbul Ofis: Acıbadem Caddesi
No: 190/16 Üsküdar / İSTANBUL
Tel   : +90 (216) 428 88 89

E-Bültene Üye Olun!

LOKASYONUMUZ